O BENİM BABAMDI


  • 22 Haziran 2025
<p>O BENİM BABAMDI</p> <p>Babam,hi&ccedil; kot pantolon giymemiş hatta &uuml;t&uuml;s&uuml;z g&ouml;mlek ve pantolon spor ayakkabı dahi giymeyen paltosu olan adamlardandı. Kışları soba başında sessizce gazete okur, yazları serin sabahlarda radyonun başına otururdu.Sigarası ve &ccedil;ay bardağı elinden d&uuml;şmezdi.. Onlar konuşmadan &ouml;ğrettiler. Bir baba, ekmeği ikiye b&ouml;lerken hayatı da ikiye b&ouml;l&uuml;yordu: Bir yarısı &ccedil;ocuklarına, diğer yarısı &uuml;lkesine&hellip; Ben, babamın nasırlı ellerinde hem alın terini g&ouml;rd&uuml;m hem de bastı rılmış bir isyanın sessizliğini. Gaz lambasının titrek ışığında okuduğu kitaplar... İlk okul mezunu olmasına rağmen &ccedil;ok g&uuml;zel yazı yazardı ben nekadar &ouml;zensem de hi&ccedil; el yazısı yazamazdım bırakın yazmayı kendi yazdığım yazıyı okuya mazdım...Telefonun olmadığı o yıllarda ayrı ayrı şehirlerde yaşasakta bana ve anneme yazdığı mektupları hala saklarım tabiki annem de taki &ouml;lene kadar babamın askerde yazdığı g&uuml;nl&uuml;k defterini ve şiirle rini saklamış &ccedil;eğiz sandığından &ccedil;ıktığı hatıra defteri torununa miras kaldı... Biz, o sayfalar arasında fark etmeden b&uuml;y&uuml;d&uuml;k; kitapların i&ccedil;inde bir halkın r&uuml;yaları vardı. &Ccedil;ocukken anlamazdım. Neden her sabahı erkenden &ccedil;ıkardı evden? Neden bazı geceler eve h&uuml;z&uuml;nle d&ouml;ner, g&ouml;mleğinin cebinde buruşmuş bir bildirinin ucu g&ouml;r&uuml;n&uuml;rd&uuml;? Sonradan &ouml;ğrendim: Baba olmak, sadece evin direği değilmiş; vicdanın da taşıyıcısıymış. Bazı adamlar, duvar değil; yol olurmuş &ccedil;ocuklarına. Babamın g&ouml;z&uuml;nde &uuml;lke, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir mahalleydi. Her &ccedil;ocuk g&uuml;l&uuml;msemeli, herkesin bir lokma hakkı olmalıydı. Onun politikası oy pusulasında değil, davranışlarında gizliydi. Y&uuml;ksek sesle değil; &ouml;rnek olarak konuşurdu. &ldquo;Evladım,&rdquo; dedi bir g&uuml;n, &ldquo;hi&ccedil;bir zaman zulm&uuml;n tarafında olma, ama ne olursa olsun, hakkı savunmaktan da geri durma.&rdquo; Bug&uuml;n Babalar G&uuml;n&uuml;. Ama sıradan tebess&uuml;mlere sığmayacak kadar derin bir g&uuml;n bu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bazı babalar yalnızca baba değildi; bir d&ouml;nemin hafızasıydı, bir mahallenin vicdanı, bir &uuml;lkenin omurgasıydı. Ben h&acirc;l&acirc; babamı hatırlarken o sırtında paltolu &Ouml;lene kadar işlettiği Cibali lisesinin kantininde giydiği beyaz &ouml;nl&uuml;kl&uuml; kravatlı adamı g&ouml;r&uuml; yorum. Ben kendimi bildim bileli bıyığını kesmeyen her sabah sakal tıraşını olan benim &uuml;&ccedil; g&uuml;nl&uuml;k sakalı g&ouml;r&uuml;nce nasihat ederek berbere g&ouml;t&uuml;r&uuml;p traş ettiren bir babadan &ouml;te beyefendi,&uuml;stat veya atadan bahsediyo rum... Ve şimdi b&uuml;y&uuml;d&uuml;m. Bir &uuml;lkeyi anlamaya &ccedil;alışırken babamın sustuğu yerden konuşmaya başladım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bazı c&uuml;mleler yarım kalmaz; bir evlattan, bir yazardan, bir yurttaştan &ccedil;ıkıp yeniden halkın i&ccedil;ine karışır. Babalar G&uuml;n&uuml; kutlu olsun. Ama en &ccedil;ok da, yoksul d&uuml;şlerden zengin ahlaklar &ccedil;ıkaran o eski kuşa ğın hatırasına selam olsun.</p>