<p>BAŞ NEREYE GİDERSE KUYRUK ORAYA GİDER</p>
<p>Ahlak dibe vurmuş. Herkes yanlışı savunarak bize ahlak dersi veri yor...Yanlışa haksız kazanca ağzını açan yok... Ortalık adam satan haksız kazanç elde eden, salla başını al maaşını oturduğu yerden göbeğini kaşıyanlarla dolmuş...İster devlet dairesi olsun ister kamu, Çürümüşlük almış başını gitmiş...E nedemiş ataları mız yılanın başı nereye giderse kuyruğuda oraya gider... Ses çıkaran yok, feryat eden yok...Ancak kuyruğuna basılan feryat figan edip ba sıyor yaygarayı... Herkes ülkede adalet yok diye bağırıyor avaz avaz, uyuşturucu baronuda hırsızı ursuzu da, haksız kazanç sağlayanı da, alkollü araç kullanmanın yasak olduğunu bile bile araç kullanan da, mesai saatleri içinde okeye dönen de adaletin yokluğundan yakınır ken ar damarları çatlamış bir kere kendi adaletini istiyor... Dinimizin özünden koparılmışız hurafelerin yazdığı manifestoyla ica zet alıyoruz... Noluyor bu ülkede diyen yok... Kimi can derdine düşürülmüş kimi koltuk... Masa başında yazılan sermaye raporları kasıtlı olarak habire önümüze sürülmüş... Bir çift sözü olan yok... Yönetici bol... Yönetmek isteyen gırla... 2003 de Ankara Ticaret Odası (ATO), ‘Emret Başkanım’ adlı araştırmasıyla, Türkiye'de 69 milyon nü fus içinde çeşitli alanlarda görev yapan 6 milyondan fazla başkan be lirlenmiş. Bu sayıya vekilleri, yardımcıları, ikinci başkanları, emeklileri eklendiğinde neredeyse ‘her üç kişiden biri’nin başkan olarak anıldığı ortaya çıkmış.Türkiye’nin nüfusunun 86 milyon olduğu şu günlerde başkan sayısı 10 milyonu aşmıştır...Hekes bir yere baş olmak istiyor yani başkan olma hayali kurarken... Peki bizi geleceğe hayata edebiyata doğaya yönlendiren bir Allah’ın kulu var mı? Sevgiden saygıdan gerçek anlamda bahseden bunun ehemmiyetini bilen var mı? Oy uğruna, koltuk uğruna her haltı yiyoruz... Kendi insanlarımıza madik atıyoruz. Sevdiklerimizin ellerinden ekmeklerini alıp eş dost, akrabalara peşkeş çekiyoruz... Yıllardır bizleri dünya devletiyiz diye kandıranlar şimdi bizi ucuz seb ze kuyruğuna mahkûm etmeyi başardılar... Tek tip suratların bize sunduğu “bereket versin” dualarıyla bir lokma bir hırka ömrümüzü geçiriyoruz... Her şeyi hormonlu bu ülkenin... Siyaseti sporu sanatı... Siyasi el attıkları bu güzelim ülkeye nasıl karanlıklar taşıdıklarının farkında değiller... Çürüdük gırtlağa kadar boka battık...Yine de trolluktan şakşaklıktan kurtulamadık...Ülkemizi,ilimizi,ilçemizi ve mahallemizi yönetecek yönetici seçerken kanun ve yasaları uygulayanları değil idareci seçti ğimiz sürece ne adaletten ne de hizmetten faydalanamayız... Oysa bize sıcak sevgiler lazım... Kurtuluşumuz kardeşlikte... Kurtulu şumuz saygıda... Kurtuluşumuz ilimde bilimde... Bizi yönetme kardeşim... Bizi yönlendir. İyiliğe insanlığa imana itikat la insanlığa sözde değil özde yönlendir...</p>